Sağlık iletişimi, reklamdan farklı bir iştir. Reklam talep yaratır; iletişim ise kurumun itibarını, güvenilirliğini ve kamuoyundaki algısını yönetir. Bir hastanenin basında nasıl yer aldığı, hekimlerinin uzman olarak görüşüne başvurulup başvurulmadığı ve zor bir dönemde nasıl konuştuğu, hiçbir reklam kampanyasının satın alamayacağı bir değerdir. HepsiReklam olarak sağlık kurumları için kurumsal iletişim, basın ilişkileri, hekim konumlandırma ve kriz iletişimi çalışmaları yürütüyoruz.

Bunu mu arıyorsunuz? Hasta kazanmak için reklam ve kampanya arıyorsanız sağlık reklam ajansı; Google ve Meta reklamları, dönüşüm ve web altyapısı arıyorsanız dijital sağlık ajansı; ilaç ve medikal cihaz iletişimi arıyorsanız medikal ajans sayfamıza bakın.

Sağlık İletişimi ile Sağlık Reklamı Arasındaki Fark

Sağlık reklamı ölçülebilir ve kısa vadelidir: bütçe konur, kampanya yayınlanır, randevu sayılır. Sağlık iletişimi ise uzun vadeli ve birikimlidir; sonucu tek bir kampanyayla değil, yıllar içinde oluşan algıyla ölçülür.

İkisinin kitlesi de farklıdır. Reklam doğrudan hastaya konuşur. İletişim ise hastanın yanı sıra basına, kamuoyuna, kurum çalışanlarına, meslek örgütlerine ve kamu otoritesine de konuşur. Bu nedenle iletişimde dil daha temkinli, iddia daha ölçülü ve kaynak daha sağlam olmak zorundadır.

Pratikte en sağlıklı model ikisinin birlikte yürütülmesidir. Reklam kısa vadede hasta getirirken, iletişim o hastanın kuruma duyduğu güveni besler. İtibarı zayıf bir kurumda reklam pahalıya gelir; itibarı güçlü bir kurumda aynı bütçe çok daha fazla sonuç üretir.

Hizmetlerimiz

Kurumsal İletişim ve Basın İlişkileri

Kurumun ne zaman, hangi konuda ve hangi sesle konuşacağını planlarız. Basın bültenlerinin hazırlanması, gazeteci ilişkilerinin yürütülmesi, röportaj ve program yerleştirmeleri, sağlık günleri ve farkındalık dönemlerine yönelik içerik planlaması bu kapsamdadır. Bir sağlık haberinin yayınlanma şansı, haberin kurumu değil okuyucuyu ilgilendiren bir bilgi taşımasına bağlıdır; bültenleri bu ilkeyle yazarız.

Hekim Konumlandırma

Sağlık kurumlarının en güçlü iletişim varlığı hekimleridir. Bir hekimin alanında başvurulan isim haline gelmesi; düzenli bilgilendirici içerik üretmesi, basında doğru konularda yer alması ve mesleki etkinliklerde görünür olmasıyla mümkün olur. Hekim adına konuşmadan, hekimin kendi diliyle konuşmasını sağlayan bir yapı kurarız. Dijital taraftaki karşılığını doktorlar için dijital pazarlama yazımızda ele aldık.

Kriz İletişimi

Sağlık kurumları için kriz; tıbbi bir olumsuzluk, sosyal medyada yayılan bir şikâyet, çalışan kaynaklı bir olay ya da yanlış bir haber olabilir. Kriz anında verilen ilk tepki, olayın kendisinden daha belirleyicidir. Sessizlik suçluluk, savunmacı dil ise duyarsızlık olarak okunur.

Çalışma yöntemimiz, kriz çıkmadan önce hazırlık yapmaktır: olası senaryoların listelenmesi, her senaryo için sözcü ve onay zincirinin belirlenmesi, hazır açıklama taslakları ve hasta mahremiyetini koruyan bir yanıt çerçevesi.

İtibar ve Algı Yönetimi

Kurumun çevrimiçi ve çevrimdışı algısını düzenli olarak izler, olumsuz eğilimleri erken yakalarız. Hasta yorumları, haber içerikleri, sosyal medya konuşmaları ve arama sonuçlarındaki görünüm birlikte değerlendirilir. Çevrimiçi yorum tarafının uygulama detaylarını sağlıkta online itibar yönetimi rehberimizde anlattık.

Hasta Bilgilendirme İçerikleri

Kurumun ürettiği bilgilendirici içerik, hem hastaya fayda sağlar hem kurumu uzman konumuna taşır. Broşür, hasta bilgilendirme formları, web içerikleri ve video anlatımlarını bilimsel doğruluğu koruyarak sade bir dile çeviririz. Üretim sürecinin genel çerçevesi içerik pazarlama ajansı sayfamızda.

Kurum İçi İletişim

Sağlıkta itibarın en çok atlanan tarafı kurum içidir. Çalışanların kurumu nasıl anlattığı, hasta memnuniyetini ve dışarıdaki algıyı doğrudan etkiler. Kurum içi bülten, duyuru akışları ve yeni çalışan karşılama materyalleri bu kapsamda hazırlanır.

Kongre, Lansman ve Etkinlik İletişimi

Bilimsel toplantılar, yeni ünite açılışları ve teknoloji yatırımlarının duyurulması; hem mesleki çevrede hem kamuoyunda görünürlük sağlar. Davet materyalleri, basın dosyası, etkinlik içeriği ve sonrası iletişim akışını yönetiriz. Görsel materyal üretimini görsel tasarım, video tarafını tanıtım filmi ekibimizle yaparız.

Medya Ağımız

Ulusal gazete, televizyon ve dijital yayın kuruluşlarıyla çalışma deneyimimiz bulunuyor. Sözcü, Sabah, Milliyet, Habertürk, NTV, CNN, TV8, Kanal D, Show TV, TGRT ve çok sayıda dijital yayın bu ağın içinde yer alıyor.

Burada önemli bir not: basında yer almak satın alınan bir hizmet değil, haber değeri taşıyan bir içerik üretme işidir. Bir sağlık kurumunun habere konu olabilmesi için ya yeni bir tedavi yaklaşımı, ya kamuoyunu ilgilendiren bir uzman görüşü, ya da toplumsal fayda üreten bir çalışma sunması gerekir. Çalışmalarımızı bu ilkeye göre kurgularız.

Kriz Anında İlk 24 Saat

İlk saat: Olayın doğrulanması. Ne olduğu netleşmeden açıklama yapılmaz; yanlış bilgiyle yapılan ilk açıklama krizin kendisinden büyük zarar verir. Kriz ekibi toplanır ve sözcü belirlenir.

2.-4. saat: Kapsamın belirlenmesi. Kim etkilendi, konu hangi mecralarda konuşuluyor, yayılma hızı ne? Aynı anda kurum içi bilgilendirme yapılır; çalışanların olayı basından öğrenmesi önlenir.

4.-8. saat: İlk açıklama. Kısa, net ve insani bir dil; olayın ciddiye alındığının belirtilmesi, yürütülen inceleme hakkında bilgi ve iletişim kanalının duyurulması. Hasta mahremiyetini ihlal edecek hiçbir detay paylaşılmaz.

8.-24. saat: Soruların yanıtlanması, basın taleplerinin tek kanaldan yönetilmesi, sosyal medyadaki yanlış bilgilerin düzeltilmesi ve gelişmelere göre ikinci açıklamanın hazırlanması.

Sonrası: Krizin nasıl yönetildiğinin değerlendirilmesi, süreçteki aksaklıkların giderilmesi ve itibarın onarılmasına yönelik orta vadeli iletişim planı.

Sağlık İletişiminde Etik ve Mevzuat

Sağlık iletişimi, reklam mevzuatının yanı sıra mesleki etik kurallar ve hasta hakları düzenlemeleriyle de çerçevelenir. Uyguladığımız temel ilkeler şunlardır: hasta mahremiyetinin her koşulda korunması, tedavi sonuçlarına dair garanti verilmemesi, karşılaştırmalı üstünlük iddiasından kaçınılması, bilimsel dayanağı olmayan bilgi paylaşılmaması ve ticari kaygının bilgilendirmenin önüne geçmemesi.

Bir açıklamanın hukuken mümkün olması, onu yapmanın doğru olduğu anlamına gelmez. Özellikle kriz dönemlerinde, hukuk ekibinin onayladığı bir metin iletişim açısından yanlış olabilir; bu iki bakışı birlikte değerlendiririz.

Nasıl Ölçüyoruz?

İletişim çalışmasının sonucu reklam kadar doğrudan ölçülmez, ancak ölçülemez değildir. Takip ettiğimiz başlıklar:

  • Yayın sayısı ve yayınların niteliği (hangi mecra, hangi bölüm, ne kadar görünürlük)
  • Mesajın aktarım doğruluğu: kurumun vermek istediği mesajın habere yansıma oranı
  • Hekim görüşüne başvurulma sıklığı
  • Marka adı aramalarındaki değişim
  • Arama sonuçlarının ilk sayfasındaki içeriklerin tonu
  • Sosyal medyadaki konuşma hacmi ve duygu dağılımı
  • Kriz dönemlerinde olumsuz içeriğin yayılma ve sönme hızı

Yıllık İletişim Planı Nasıl Kurulur?

İletişimi günü gününe yürütmek, kurumu sürekli tepki veren bir konuma hapseder. Bunun yerine yıllık bir plan kurarız ve gündem geldiğinde bu planın üzerine ekleriz. Plan dört katmandan oluşur.

Birinci katman, kurumsal mesajlardır: Kurumun yıl boyunca anlatmak istediği üç ya da dört temel mesaj belirlenir. Teknoloji yatırımı, hekim kadrosunun güçlenmesi, hasta deneyimi ya da belirli bir branşta uzmanlaşma bu mesajlardan biri olabilir. Her iletişim faaliyeti bu mesajlardan birine hizmet eder.

İkinci katman, takvime bağlı içeriklerdir: Sağlık gündemi büyük ölçüde öngörülebilirdir. Farkındalık günleri ve ayları, mevsimsel sağlık konuları, okul dönemi ve tatil dönemleri önceden planlanabilir. Bu içerikler hem basın için hem kurumun kendi kanalları için önceden hazırlanır.

Üçüncü katman, hekim görünürlüğüdür: Hangi hekimin hangi konuda öne çıkacağı yıl başında belirlenir. Böylece basından bir görüş talebi geldiğinde hazırlıksız yakalanılmaz.

Dördüncü katman, kriz hazırlığıdır: Senaryolar, sözcüler, onay zinciri ve hazır açıklama taslakları yılda en az bir kez gözden geçirilir.

Sağlık Gündemi ve Farkındalık Takvimi

Farkındalık günleri, sağlık kurumları için en doğal görünürlük fırsatıdır; çünkü basın o dönemde zaten konuyla ilgili uzman arar. Ancak burada sık yapılan hata, günün kendisini kutlayan içerikler üretmektir. Okuyucu için değerli olan, o hastalığın belirtileri, risk grupları ve erken tanı yöntemleridir.

Uyguladığımız yöntem şudur: takvimdeki her önemli dönem için kurumdaki ilgili hekimle önceden konuşulur, hastanın gerçekten merak ettiği sorular belirlenir ve içerik bu sorular etrafında hazırlanır. Aynı malzeme basın bülteni, web içeriği, sosyal medya paylaşımı ve kısa video olarak çoğaltılır. Böylece tek bir hazırlık, dört farklı kanalda karşılık üretir.

Sözcü Hazırlığı ve Medya Eğitimi

Hekimler bilgilerini meslektaşlarına anlatmaya alışkındır; kameraya ve gazeteciye anlatmak farklı bir beceridir. Bu nedenle kurumda basına çıkacak kişilerle hazırlık çalışması yaparız: mesajın sadeleştirilmesi, tıbbi terimin günlük karşılığının bulunması, zor sorular karşısında sakin kalınması, bilinmeyen bir konuda "bilmiyorum, kontrol edip döneceğim" diyebilmek ve hasta mahremiyetini ihlal edecek detaylardan kaçınılması.

Kriz dönemleri için ayrıca bir kural koyarız: kurum adına yalnızca belirlenmiş sözcü konuşur. Bu kural, iyi niyetli ama koordinasyonsuz açıklamaların krizi büyütmesini önler.

Dijital Basın ve Haberin Arama Sonuçlarındaki Ömrü

Bugün bir haberin asıl etkisi yayınlandığı gün değil, sonraki aylarda ortaya çıkar. Kurumunuzun adı arandığında ilk sayfada çıkan içerikler, kurumun itibarının fiili özetidir. Bu nedenle basın çalışmasını arama görünürlüğüyle birlikte ele alırız.

Uygulamada bu şu anlama gelir: haberlerde kurum adının doğru ve tutarlı yazılması, mümkün olduğunda kurum sitesine bağlantı verilmesi, kurumun kendi sitesinde aynı konuda daha kapsamlı bir içeriğin bulunması ve marka adı aramalarında kurumun kendi sayfalarının güçlü olması. Arama sonuçlarındaki görünümü kalıcı biçimde iyileştirmenin yolu, olumsuz içeriği bastırmaya çalışmak değil; kurumun kendi ürettiği nitelikli içerikle alanı doldurmasıdır. Bu tarafı hastaneler için SEO rehberimizde ele aldık.

Çalışan ve Hasta Hikâyeleri

Sağlık iletişiminin en inandırıcı malzemesi, kurumun içinden çıkan gerçek hikâyelerdir. Uzun yıllardır çalışan bir hemşirenin anlatımı, bir ekibin zor bir vakayı nasıl yönettiği ya da bir hastanın iyileşme süreci; hiçbir kurumsal metnin kuramayacağı bağı kurar.

Bu içerikleri üretirken iki kırmızı çizgimiz vardır: hasta hikâyeleri yalnızca açık rıza ile ve tedavi sonucunu vaat etmeyen bir dille anlatılır; çalışan hikâyelerinde ise kişinin kendi ifadesi korunur, kurumsal bir metne dönüştürülmez. Bu içerikler aynı zamanda kurum içi motivasyona ve nitelikli personel çekmeye de katkı sağlar.

Raporlamada Ne Paylaşıyoruz?

Aylık raporlarımız yalnızca yayın listesi değildir. Her raporda şunlar yer alır: dönem içinde çıkan yayınların mecra ve nitelik dökümü, kurumun vermek istediği mesajın haberlere ne oranda yansıdığı, marka adı aramalarındaki değişim, arama sonuçlarının ilk sayfasındaki içeriklerin tonu, sosyal medyadaki konuşma hacmi, varsa kriz ya da olumsuz içeriklerin seyri ve bir sonraki ay için öneriler.

Raporun sonundaki öneri bölümü, raporun en önemli kısmıdır; geçmişi anlatmak değil, bir sonraki adımı belirlemek için hazırlanır.

Kimlerle Çalışıyoruz?

Hastaneler ve tıp merkezleri, özel klinikler, laboratuvar ve görüntüleme merkezleri, medikal cihaz ve sağlık teknolojisi firmaları, sağlık turizmi kuruluşları ve bireysel hekimlerle çalışıyoruz. Kurum ölçeği küçüldükçe plan sadeleşir: tek hekimli bir muayenehanede iletişim çalışması genellikle hekim konumlandırma ve içerik üretimine odaklanırken, çok branşlı bir hastanede kurumsal iletişim, basın ilişkileri ve kriz hazırlığı ayrı ayrı yürütülür.

Medikal cihaz ve ilaç tarafında iletişim, hekime yönelik bilimsel içerik ile hastaya yönelik bilgilendirme arasında net bir ayrım gerektirir; bu alandaki yaklaşımımızı medikal ajans sayfamızda ayrıntılandırdık.

İletişim ve Hasta Deneyimi Arasındaki Bağ

İtibarın kaynağı iletişim değil, deneyimdir. Bekleme süresi uzun, telefonlara dönülmeyen, taburcu sonrası kimsenin aramadığı bir kurumda hiçbir iletişim çalışması kalıcı sonuç vermez. Bu nedenle iletişim planını hazırlarken hasta deneyimine dair verileri de inceleriz: memnuniyet anketleri, şikâyet kayıtları, yorum içerikleri ve çağrı merkezine gelen soruların dağılımı.

Bu veriler çoğu zaman iletişimin ne anlatması gerektiğini de gösterir. Hastaların en çok şikâyet ettiği konu randevu alma zorluğuysa, kurumun iletişimde anlatacağı ilk şey teknoloji yatırımı değil, randevu sürecinde yapılan iyileştirmedir. İletişim, olmayan bir iyileşmeyi anlatmaya kalktığında güven kaybı hızlanır.

Sağlık Kurumlarında İç Onay Süreci

Sağlıkta bir metnin yayına çıkması genellikle birden fazla onaydan geçer: ilgili hekim, başhekimlik, hukuk ve kurumsal iletişim. Bu zincir doğru kurulmadığında en sık yaşanan sorun, gündem geçtikten sonra onayın gelmesidir.

Çalışmanın başında onay zincirini yazılı hale getiririz: hangi içerik türü kimin onayından geçecek, her aşama için azami süre ne olacak, acil durumlarda kim tek başına onay verebilecek. Özellikle kriz dönemleri için kısaltılmış bir onay yolu tanımlanması şarttır; normal süreçle işleyen bir onay zinciri kriz hızına yetişemez.

Bütçe ve Kapsam

İletişim çalışmasının kapsamı genellikle şu başlıklarla belirlenir: aylık üretilecek bülten ve içerik sayısı, basın ilişkilerinin yoğunluğu, medya takibi ve raporlama kapsamı, kriz hazırlığının düzeyi, sözcü hazırlık çalışmalarının sıklığı ve etkinlik iletişiminin dahil olup olmadığı.

Sağlık iletişiminde en verimsiz model, yalnızca ihtiyaç duyulduğunda proje bazlı çalışmaktır. İtibar birikimli bir varlıktır; süreklilik olmadan kriz anında başvurulacak bir zemin oluşmaz. Bu nedenle en az altı aylık, tercihen yıllık çalışma öneririz.

Akreditasyon, Bilimsel Yayın ve Ödül Duyuruları

Sağlık kurumlarının elindeki en sağlam iletişim malzemesi, doğrulanabilir başarılardır. Kalite akreditasyonları, yeni bir ünite ya da teknoloji yatırımı, hekimlerin bilimsel yayınları, kongre sunumları ve mesleki ödüller; abartıya gerek kalmadan anlatılabilecek, kanıtlanabilir içeriklerdir.

Bu duyuruların değerini artıran şey, kurumun kendini övmesi değil; başarının hasta için ne anlama geldiğinin açıklanmasıdır. Yeni bir cihaz yatırımı haberi, cihazın teknik özelliklerini sıralamak yerine hastanın tetkik süresinin kısalması ya da tanının netleşmesi üzerinden anlatıldığında hem basında daha çok karşılık bulur hem de okuyucuya ulaşır.

Sosyal Sorumluluk ve Toplum Sağlığı Çalışmaları

Ücretsiz tarama günleri, okullarda sağlık eğitimi, farkındalık kampanyaları ve bölgesel sağlık projeleri; kurumun toplumla kurduğu bağı güçlendirir. Bu çalışmalar, reklamla kurulamayan bir güven üretir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sosyal sorumluluğun tanıtım aracına dönüştürülmemesidir. Çalışmanın kendisi hasta odaklı ve sürekli olmalı; iletişim bunun doğal sonucu olarak yapılmalıdır. Yılda bir kez yapılan ve büyük bir tanıtım kampanyasıyla duyurulan çalışmalar, kamuoyunda genellikle ters etki yaratır.

Çalışanların Sosyal Medya Kullanımı

Sağlık kurumlarında itibar riski çoğu zaman kurumsal hesaplardan değil, çalışanların kişisel paylaşımlarından doğar. Ameliyathane ya da hasta alanından çekilen bir görüntü, iyi niyetle paylaşılsa bile hasta mahremiyetini ihlal edebilir ve hem hukuki hem itibari sonuç doğurabilir.

Bu nedenle kurumlar için yazılı ve anlaşılır bir sosyal medya kullanım rehberi hazırlıyoruz. Rehber; hasta alanlarında görüntü alma kuralları, kurum adına konuşma yetkisi, üniformayla paylaşım yapılırken dikkat edilecekler, meslektaş ve hasta yorumlarına yanıt verme sınırları ve kriz dönemlerinde çalışanlardan beklenen tutumu kapsar. Yasak listesi olarak değil, nedenini açıklayan bir rehber olarak yazıldığında çok daha iyi uygulanır.

Zincir ve Çok Ortaklı Kurumlarda İletişim

Birden fazla şubesi ya da ortağı olan sağlık kuruluşlarında iletişimin en büyük riski, kurumun farklı ağızlardan farklı biçimde anlatılmasıdır. Her şubenin kendi sosyal medya hesabını kendi tarzıyla yönetmesi, aynı kurumun bölgeden bölgeye başka bir marka gibi görünmesine yol açar.

Bu kurumlarda merkezî bir mesaj çerçevesi ve ortak görsel dil belirler, şubelere yerel esneklik alanı bırakırız: kurumsal mesajlar ve kriz iletişimi merkezden, bölgesel duyurular ve yerel etkinlikler şubeden yürütülür. Onay zincirinin de buna göre kurulması, hem hızı korur hem tutarlılığı sağlar.

Çalışmaya Nereden Başlıyoruz?

İlk adım her zaman durum tespitidir. Kurumun son bir yıldaki basın görünürlüğü, arama sonuçlarındaki mevcut tablo, sosyal medyadaki konuşmalar ve varsa geçmiş kriz kayıtları incelenir. Bu inceleme, kurumun bugün nerede durduğunu ve en acil riskin nerede olduğunu gösterir.

İkinci adım mesaj çerçevesinin yazılması, üçüncü adım ise kriz hazırlığının tamamlanmasıdır. Ancak bu üçü tamamlandıktan sonra düzenli basın ve içerik çalışmasına geçilir. Bu sıralama bozulduğunda, kurum görünürlük kazanırken kriz anında hazırlıksız yakalanma riski sürer.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kriz çıktıktan sonra iletişim planı hazırlamaya başlamak
  • Olumsuz haber ve yorumlara sessiz kalmak ya da savunmaya geçmek
  • Basın bültenini kurumun kendini övdüğü bir metin olarak yazmak
  • Açıklamalarda hasta bilgisi paylaşarak mahremiyeti ihlal etmek
  • Her konuda farklı kişinin konuşması; sözcü belirlenmemiş olması
  • Kurum içi bilgilendirmeyi atlayıp çalışanların olayı basından öğrenmesi
  • İletişimi yalnızca kriz anında hatırlanan bir iş olarak görmek
  • Hekimleri iletişim sürecinin dışında bırakmak

Sık Sorulan Sorular

Sağlık iletişim ajansı ile reklam ajansı arasındaki fark nedir?

Reklam ajansı hasta kazanımına odaklanır ve ölçülebilir kampanyalar yürütür. İletişim ajansı ise kurumun itibarını, basındaki görünürlüğünü ve kriz dönemlerindeki duruşunu yönetir. İkisi birbirini tamamlar; biz her ikisini de tek çatı altında sunuyoruz.

Basında yer almayı garanti ediyor musunuz?

Hayır. Editoryal içerikte yayın kararı yayın kuruluşuna aittir; aksini söyleyen bir ajansa temkinli yaklaşmanızı öneririz. Bizim işimiz haber değeri taşıyan içerik üretmek ve doğru mecraya doğru zamanda ulaştırmaktır.

Kriz iletişimi için önceden hazırlık şart mı?

Şart. Kriz anında kaybedilen en değerli şey zamandır. Senaryolar, sözcü ve onay zinciri önceden belirlenmişse ilk açıklama saatler yerine dakikalar içinde yapılabilir.

Hekimlerimiz basına çıkmak istemiyor, yine de çalışabilir miyiz?

Çalışabilirsiniz. Kurumsal iletişim, bilgilendirici içerik üretimi ve itibar yönetimi hekim görünürlüğü olmadan da yürütülebilir. Ancak hekim görünürlüğü, sağlıkta en güçlü güven kaynağıdır; isteyen hekimlerle başlamayı öneririz.

Olumsuz bir haber çıktı, kaldırtabilir misiniz?

İçerik kaldırma hukuki bir süreçtir ve her durumda mümkün olmaz. İletişim tarafındaki işimiz, doğru bilgiyi görünür kılmak, yanlış bilgiyi düzelten açıklamaları yapmak ve arama sonuçlarında kurumun kendi içeriklerini güçlendirmektir.

Çalışma nasıl başlıyor?

Kurumun mevcut algısını, basındaki geçmiş görünürlüğünü ve iletişim risklerini inceleyen bir durum analiziyle başlıyoruz. Ardından yıllık iletişim planı, mesaj çerçevesi ve kriz hazırlığı oluşturuluyor.

Hastane dışındaki sağlık kuruluşlarıyla da çalışıyor musunuz?

Evet. Klinikler, tıp merkezleri, laboratuvarlar, medikal firmalar ve muayenehanelerle çalışıyoruz. Kurum ölçeği küçüldükçe iletişim planı sadeleşir ama mantığı değişmez.

Reklam ve iletişimi aynı ajanstan almak avantaj mı?

Avantajdır. Aynı mesaj çerçevesinin hem kampanyalarda hem basın iletişiminde kullanılması tutarlılık sağlar; kriz dönemlerinde reklam yayınlarının hızla durdurulması gibi koordinasyon gerektiren kararlar da tek elden verilir.

Kurumunuzun İletişimi İçin Sonraki Adım

Kurumunuzun basındaki mevcut görünürlüğünü, çevrimiçi algısını ve iletişim risklerini inceleyip bir durum analizi çıkaralım. Ücretsiz teklif formunu doldurun; kurumunuza özel bir iletişim planı ve kriz hazırlığı önerisi sunalım. Ekibimizi hakkımızda sayfasından tanıyabilirsiniz.

İstanbul Reklam Ajansı | HepsiReklam